15.08.2017

AĞUSTOS 2017-SİNEMA



hüzünlü bir belgesel onun hayatının konusu. burularak izledim. yönetmen asif kapadia. 2015 yılında hazırlanmış. 

2011 yılının Temmuz ayında henüz 27 yaşındayken hayata veda eden, yüzyılın en önemli yeteneklerinden biri olarak kabul edilen Amy Winehouse'un hayatını beyazperdeye yansıtan film, ünlü müzisyenin kendi anlatımı eşliğinde, daha önce görülmemiş arşiv görüntülerini de izleyiciyle buluşturuyor .

18.07.2017

HAZİRAN 2017-ETKİNLİKLER



FAZIL SAY konserinde ; Claude Debussy, Ulvi Cemal Erkin, Ahmed Adnan Saygun ve  Chopin' den seçtiği eserleri seslendirdi.  Şahsen çok ağır eserleri çaldığı için bir süre sonra zevk almamaya başladım. İzlediğim en keyifsiz konserdi. 



6.06.2017

HAZİRAN 2017-SİNEMA



Marc Webb yönetmenliğinde çekilmiş 2017 ABD filmi. Oyuncular; Chris Evans, Jenny Slate, Lindsay Duncan.  Frank Adler (Chris Evans), Florida'nın bir kıyı kasabasında yeğeni Mary'i (Mckenna Grace) yetiştiren bekar bir adamdır. Mary 7 yaşında dahi bir çocuktur. Frank, Mary'nin normal bir hayat sürmesini ister fakat  annesi Evelyn (Lindsay Duncan) Mary'nin matematiğe olan hakimiyetini fark eder ve Frank'le Mary'yi birbirinden ayırmaya çalışır. Özel çocukları olan ailelerin izlemesi gereken bir film. 



18.05.2017

MAYIS 2017-SİNEMA




 2016 Yapımı bir komedi. Yönetmen Sharon Maguire. İngiltere, İrlanda, Fransa, ABD ortak yapımı; oyuncular Renee Zellweger, Colin Flirth, Patrick Dempsey. 

Bridget Jones  karşımıza 40'lı yaşlarında hayata yeniden atılan, bekar bir kadın olarak karşımıza çıkıyor. Darcy ile ayrıldıktan sonra haber yapımcılığı işine daha sıkı sarılan, çevresini eski ve yeni arkadaşlarıyla donatan Jones'ta belki de değişmeyen tek şey sakarlığı. Üstelik bu kez Bridget hamiledir ve doğuma dek çocuğun babası belirsizdir. İki aday arasındaki Bridget eski aşkını mı yeni sevgilisini mi seçecektir?
çok keyifli bir film.

17.05.2017

MAYIS-ETKİNLİKLER

GÖRÇEK
 3AŞK 4 MEVSİM

FERHANGİ ŞEYLER




Sunay Akın’ın, bir saatine bin kitabın ışığını sığdırdığı gösterilerin en önemli özelliği, izleyenlerde bakmak ile görmek arasındaki duvarı yıkmalarını sağlamasıdır.  kitaplarını da sıkılmadan okuyup mutlu olmuşumdur. gayet akıcı ve hoş bir gösteriydi.







'Dünya Dans Günü Etkinlikleri' kapsamında prömiyerini yapacak olan, David SONNENBLUCK'ın koreografisi, P.İ.ÇAYKOVSK''nin müziği ile '3 Aşk' ve Uğur SEYREK'in koreografisi, A.VIVALDI'nin müziğiyle '4 Mevsim' iki yeni modern bale eseri...


üç bölüm birbirinden bağımsız gibi görünse de hoş bir bütünlük içindeydi. klasik ve modern dans iç içe geçmiş gibiydi. müzikler, koreografi, danslar bize iyi ki bu gösteriye gelmişiz dedirtti.









3.05.2017

MAYIS 2017-KİTAPLAR




Ben de sevgililerime öyküler anlatmaya başladım. Öyle çok sevgilime öyle çok öykü anlattım ki... Çocuklarıma anlattığım masalları uydurduğum gibi, sevgililerime anlattığım öyküleri de uyduruyorum. Ama öyle uyduruyorum ki, çocuklarımın uyduruk masallarına inandıkları gibi, sevgililerim de uydurduğum öykülere inanıyorlar. Bunda şaşacak hiçbir şey yok sevgili Ç... Çünkü, uydurduğum öykülere kendim de inanıyorum. 

Uydurduğum öykülerime sevgililerimin inanmasından, onlara benim bile inanmamdan çok daha şaşılası olan, bu kitapta derlediğim öyküleri okuyan ya da dinleyenlerin de onlara gerçek diye inanmış olmalarıdır. Sen, ben, biz, hepimiz, bu uydurulmuş öykülere inanıyorsak, öyleyse onlar gerçektir, hem de nesnel gerçek...

Kitaptaki "Ç...' Aracılığıyla Okurlarıma Mektup" adlı giriş bölümünden 


diğer aziz nesin öykülerinden oldukça farklı. zevkle okudum ve ruhunu andım. 

21.04.2017

NİSAN-KİTAPLAR





Saray ressamı Fausto Zonaro’nun öğrencisi;  adını nü resim sanatına altın harflerle yazdıran ve ünlü şair Nazım Hikmet in annesi, Celile hanımın hayatı kitabın konusu. Aynı zamanda şair Yahya Kemal Beyatlı’nın sevgilisi idealist, gözü pek, büyüleyici bir kadının nefes kesici yaşam öyküsünü anlatıyor kitap .

İki taraftan da paşa kızı, paşa torunu olan ve olağanüstü güzelliğinin yanı sıra fırtınalı hayatıyla da tarih sahnesinin dikkat çeken kadınlarından biri   Celile Hanım. Oğlu Nazım Hikmet’in sürgün yıllarının kederini ve mücadelesini de yaşar. O gerçek bir saray hanımefendisidir. 

Padişah hafiyeleriyle, balkan çetecilerle, İttihat ve Terakkicilerle boğuşacak kadar cüretkar, sevgisiyle kuracağı ev için masa örtüsü dikecek kadar mütevazı, oğlu için canını ve gururunu hiçe sayacak kadar fedakar bir kadın Celile.

Yalın ama güçlü kalemi, ustalıklı anlatıcılığıyla Osman Balcıgil’in okuması keyifli bir roman olarak kaleme aldığı “Ela Gözlü Pars: Celile” heyecan veren ve hüzünlendiren bir hikaye…





14.04.2017

NİSAN-ETKİNLİKLER



Vivaldi'nin Bayazit operasını biletiva da görünce merak edip aldım.


1735 yılında Antonio Vivaldi tarafından Verona karnavalı için Agostino Pioven’in librettosu üzerine bestelenen “Bajazet” (Yıldırım Bayezid) operası Osmanlı sultanı Yıldırım Bayezid’in Timur tarafından esir edilmesini ve sonraki hayatından yola çıkarak kurgulanmış hikayesi, sevginin nefrete karşı kazandığı zaferi anlatıyor. 

Timurlenk, Bayezid’e karşı büyük bir zafer kazanır ve onu tutsak eder. Ancak Timurlenk, daha önceden Trabzon Prensesi Iren’e evlenme sözü vermiş olmasına rağmen, Bayezid’in kızı Asteria ile evlenmek istemektedir. Bu durum üzerine Timurlenk, Iren’i Bizans müttefiği Andronicus’a bırakır ve onunla birlikte olmasını ister. Fakat Andronicus da Asteria’yı sevmektedir. Bayezid, kızının ihanetine çok kızar, ancak Asteria ona Timurlenk’i evlendikleri gece bıçaklayacağını söyler ve planını anlatır. Ne var ki plan ortaya çıkar ve baba ile kızı hapse atılır. Daha sonra Timurlenk, Asteria’yı yanına köle olarak alır. Asteria, Timurlenk’e hizmet ederken onu zehirlemeyi planlar, ancak Iren Timurlenk’i tam zamanında uyarır. Bunun üzerine Timurlenk Iren’e yeni bir evlilik sözü verir. Bu sırada Bayezid kendini zehirleyerek öldürür. Asteria da Timurlenk’in huzuruna çıkarak kendisini öldürmesini ister. Ancak Timurlenk Asteria’yı affeder, onu ve Bizans tacını Andronicus’a verir




İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin genç  proje grubu Modern Dans Topluluğu İstanbul ( MDTİst), özel bir prodüksiyonla kuruluşunun 7. yılında İstanbul seyircisi ile buluşuyor.

İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin tanınmış koreografı Aysun Aslan’ın uzun bir aradan sonra sahnelere dönüşüne ev sahipliği yapacak. Bir dünya klasiği olan Giselle balesi, Jizel ismi ile, bulunduğumuz coğrafyaya has, günümüz sosyal dokusunda örülen bir form ile sahnelenecek. Albrecht, Giselle, Hilarion, Myrtha gibi klasik karakterlerin, Alb, Jizel, Hila, Mirta olarak tanımlandığı bu farklı Jizel dünyasının güncelliği, Adolphe Adam’ın müziğinin tarihi değeri ile bütünleşiyor.


Jizel’in çağdaş kostüm tasarımı Ayşegül Alev’e, yalın sahne tasarımı Ferhat Karakaya’ya, ışık tasarımı Kerem Çetinel’e, görsel tasarımlar ise Yaşar Saraçoğlu’na ait.


Türkiye'nin ilk özel Dans Topluluğu Türkuaz'ı kurarak modern dansın yaygınlaşmasında öncü olan Aysun Aslan, uzun bir aradan sonra sahnelere döndüğü "Giselle" balesini, özel modern dans drama adaptasyonu ile bulunulan coğrafyaya has, günün sosyal dokusunda form bulan bir esere dönüştürdü. Çağdaş kostüm tasarımını Ayşegül Alev, yalın sahne tasarımını Ferhat Karakaya, ışık tasarımını Kerem Çetinel ve görsel tasarımlarını Yaşar Saraçoğlu'nun yaptığı eser Beşiktaş Belediyesi Fulya Sanat'ta seyirciyle buluştu.


Jizel, annesi Berte ile birlikte kuaförlük yaparak hayatını kazanan saf bir kızdır ve yaşadığı mahallenin delikanlısı Hila'nın ısrarlı aşkından çok rahatsızdır. Özel kuaför olarak gittiği bir köşkün yakışıklı oğlu Alb'e abayı yakar ve onunla  gizli gizli buluşmaktadır. Bu buluşmalardan birinde Alb, taktığı nişan yüzüğüyle genç kızın iyice aklını başından alır. Genç kızı sürekli izlediği için yüzük meselesini öğrenen Hila, olayı vakit geçirmeden Jizel'in annesine yetiştirir. Alb'le aralarındaki sınıf farkının felaket getireceğine inanan Berte çok üzülür. Ama Alb'den vazgeçmesi konusunda ne kadar nasihat ederse etsin, Jizel'in umurunda bile değildir.





Alman asıllı Fransız müzisyen, opera ve operet bestecisi Jacques Offenbach'ın "Güzel Helen" (La Belle Helene) isimli opereti, Türkiye'de ilk kez sanatseverlerle buluştu. 
İstanbul Devlet Opera ve Bale'since, Murat Göksu tarafından sahneye konulan eser; Süreyya Operasında sahnelendi. Serdar Yalçın'ın orkestra şefi olarak görev yaptığı eserde, koro şefliğini Paolo Villa, dekor tasarımını Zeki Sarayoğlu, kostüm tasarımını Serdar Başbuğ, ışık tasarımını ise Ahmet Defne üstlendi.
İlk kez 17 Aralık 1864'te Paris'teki Theatre des Varietes'de sahnelenen operet, Truva Savaşı'na neden olan Truva Kralı'nın oğlu Paris ile Isparta Kraliçesi ve Menelaos'un eşi Helen'in, kaçış hikayesini gülünç bir şekilde ele alıyor. Eserde, "Paris" rolünü Caner Akın ile Ahmet Baykara canlandırırken, Helene'i Şebnem Ağrıdağ ve Hande Soner Ürben, Menelaos'u Cenk Bıyık ve Çağrı Köktekin, Agamemnon'u Alper Göçeri ve Kevork Tavityan, Calchas'ı Zafer Erdaş ve Ufuk Karakoç, Oreste'yi Nesrin Gönüldağ ve Deniz Erdoğan Likos, Achille'i Serkan Bodur ve Yoel Keşap, Bacchis'i Banu Ergün ve Funda Güllü, Leaena'yi Peyman Dorkan ve Zeynep Halvaşi, Parthenis'i Betül Görgülü ve Şöhret İnanç dönüşümlü olarak oynayacak.


13.04.2017

NİSAN-SİNEMA






2014 yılında vizyona girdi film. Türk yönetmeni Nuri Bilge Ceylan'ın Bir Zamanlar Anadolu'da filminden sonra hayata geçirdiği ve Cannes'da büyük ödül Altın Palmiye'ye layık görülen son filmi olan Kış Uykusu'nun başrolünde Haluk Bilginer yer alırken;  kendisine Demet Akbağ, Melisa Sözen, Ayberk Pekcan, Serhat Kılıç, Tamer Levent, Nejat İşler ve Nadir Sarıbacak eşlik ediyor. 

 Aydın emekli bir tiyatrocudur; Kapadokya'ya babasından yadigar kalan butik oteli işletmek için geri döner. Aydın o günden sonra başlayan kış uykusu bu gözlerden ırak otelin içerisindeki gündelikleriyle, kah yerel bir gazeteye köşe yazıları yazarak kah her zaman niyetlendiği ancak bir türlü başlayamadığı tiyatro tarihi kitabını yazmayı düşünerek geçer. Tüm bu süreçte hayatında iki kadın vardır: Kendisine her anlamda uzak ve soğuk davranan genç karısı Nihal ve boşandıktan sonra yanlarına taşınan kız kardeşi Necla.





2008 yapım yılı olan film bir ortak yapım. (Türkiye-almanya- fransa ) filmin  yönetmeni . Oyuncular ise; Yavuz Bingöl, Ercan Kesal, Hatice Aslan, Ahmet Rıfat Sungar paylaşıyor. 


Üç Maymun, Ceylan'ın önceki filmlerine kıyasla dramatik yapısı çok daha güçlü bir film. 


Filmin öyküsü, milletvekilliğine adaylığını koymuş bir iş adamı, arabasıyla bir kişinin ölümüne sebep olur. Ancak siyasi kariyerini bahane göstererek, özel şoföründen bu suçu üstlenmesini ister. Maaşını ailesine vermeye devam edeceğini ve çıktığında toplu bir para daha ödeyeceğini vaat eder. 


çok sıkılmadan izledim. konu üzücü ama görsel açıdan izlerken keyif aldım. 






1973'te Şili'de gerçekleşen hükumet darbesi ve General Augusto Pinochet'nin iktidara gelişi esnasında ülkede bulunan hostes Lena (Emma Watson) ve fotoğrafçı Daniel (Daniel Brühl) çifti, bir anda kendilerini sokak çatışmaları ve diktatörlüğün baskısı arasında bulur. Solcu gruplarla ilişkisi olduğu gerekçesiyle Daniel, Pinochet'nin gizli polis teşkilatı DINA tarafından alıkonur. Sevgilisinin, diğer birçok siyasi suçlu gibi ülkenin güneyindeki Colonia Dignidad kampına götürüldüğünü öğrenen Lena, oldukça zorlu şartların söz konusu olduğu ve hiçkimsenin kaçamadığı bu komüne katılmaya karar verir.

2015 almanya yapımı bir film ve yönetmeni Florian Gallenberger. Oyuncular ise; Emma Watson, daniel Brühl, Michael Nygvist, 


çok etkileyici bir film, bu konuda çekilmiş belgesellerden de ek bilgi aldım. gerçek bir konu oluşu insanı üzüyor. Costa gavras'ın kayıp filmi tadında çok başarılı bulduğum bir film.